Kaplan ve Kurbağa

 
       Nehrin kenarında kaplan, gurulu ve kibirli bir edayla ve de rahatsız edici vıraklamalar çıkaran küçük bir kurbağaya küçümseyen gözlerle bakarak durdu. Kaplan şöyle dedi:

      - Ey küçük yaratık duydum ki kurbağa etinin tadı hoş ve lezzetliymiş. Seni yemem için bana izin ver!.

      Kurbağa kibirli kaplanın sözüne güldü ve ona şöyle dedi:

- Ey kendini bilmez çek git!. Ben buraların kralıyım cesaretin varsa dene!.  Ama hiç tavsiye etmem.
       Kaplan kurbağanın gururlandığını hissetti ve ona söylediğin şeye inanmıyorum dedi. Kurbağa ona kurnazca ve zekice şöyle söyleyerek cevap verdi.

      - Peki! O zaman nehri geçmek için yarışmaya ne dersin?

      Kaplan alaycı bir şekilde güldü; “olabilir, kim kazanırsa kral o’dur.” Kaplan atlamak için hemen hazırlandı. Ancak kurbağada fırsatı ele geçirmişti ve kaplanın kuyruğunu ısırdı sonra hemen nehri geçti. Kaplan kurbağanın yerini görmek için döndüğünde, nehrin diğer tarafında alaycı bir şekilde şöyle seslenen kurbağayı görünce çok şaşırdı; “dün senin gibi iri bir kaplan yedim eti hoş tadı lezzetliydi.”

      Kurbağa kaplanın kuyruğunun kıllarını tükürmek için ağzını açtı. Kurnazca ve zekice gülüyordu. Kaplan bunu görünce çok korktu. Nerdeyse kurbağanın sözüne inanıyordu ve tabanları yağlayıp kaçıp gitti.  Ancak bir tilki yolda korkarak kaçıp giden kaplanı gördü. Ona korkusunun ve kaçışının nedenini sorduğunda kaplan kurbağanın hikayesini ona anlattı. Tilki şöyle söyleyerek güldü:

      -Maalesef bayım kurbağa seni kandırmış.

      Tilki kaplana kurbağayla buluşmak için geri dönmeyi önerdiği zaman kaplan reddetti. Tilki ona şöyle söyledi.

      -Endişelenme!. Onunla birlikte yüzleşeceğiz. Seni bırakmayıp terketmeyeceğimi ispat etmem için kuyruklarımızı birbirine bağlamayı öneriyorum.

       Nehre doğru yola koyuldukları zaman kurbağa onları uzaktan gördü. Şöyle seslenerek bağırdı.

      - Tilki kardeşim niye kaplanı bana getirmekte bu kadar geciktin, canım arkadaşım açlıktan ölüyorum.

      Bunu duyar duymaz kaplanı bir korku sardı. Arkasını dönüp hızlıca kaçtı. Kendine bağlı olan tilkiyi de acıyla sürükledi. Tilki aptalca bir ölüm ve cansız vucuduyla buluşuncaya kadar kaplan koşmaya devam etti.

................................................................................

النمر و الضفدع

على شاطئ النهر.. وقف النمر و قد تملكه الشعور بالعظمة و الكبرياء .. و هو ينظر بكل احتقار إلى ضفدع صغير يصدر نقيقه المزغج.. فقال النمر:
  - أيها المخلوق الصغير.. سمعت أن لحم الضفدع لذيذ و شهي .. فاسمح لي بأن آكلك !!
ضجك الضفدع لكلام النمر المغرور .. و قال له :
  - انصرف يا هذا .. فأنا الملك في هذه الأنحاء .. و إن كنت جريئا .. فحاول .. و لكنني لا أنصحك ..
أحس النمر بأن الضفدع نال من كبريائه .. فقال :
- أنا أصدق ما تقول ..
فرد عليه الضفدع بمكر و دهاء قائلا :
 - حسنا .. ما رأيك إذا في أن نتبارى في عبور النهر ..؟  
ضحك النمر ساخرا و قال :
  و من سبق و هو الملك .. و استعد النمر من فوره للقفز .. و لكن الضفدع استغل الفرصة .. و عد ذيل النمر ثم عبر النهر.. و عندما استدار النمر ليرى مكان الضفدع .. فوجئ به في طرف الآخر من النهر يناديه مستهزئا و هو يقول :
 - لقد أكلت البارحة نمرا ضخما مثلك .. و كان لحمه شهيا لذيذ الطعم ..
و فتح الضفدع فمه .. و هو يقول ذلك ليتفل ما فيه من شعر ذيل النمر .. و كان يضحك بمكر و دهاء .. أحس النمر بالخوف عندما رأى ذلك .. و كاد أن يقتنع بكلام الضفدع .. و ما لبث أن جمع ساقيه .. و ولى هاربا .. لكن ثعلبا رأى النمر و هو يركض هاربا خائفا .. فلما سأله عن سبب خوفه و هربه .. حدثه النمر بقصة الضفدع . فضحك الثعلب و هو يقول :
 - لقد خدعك الضفدع يا سيدي مع الأسف ..
و عندما عرض الثعلب على النمر أن يعود معه لمقبلة الضفدع ترد د النمر قائلا .. فقال له الثعلب :
 - لا تقلق .. سنواجهه معا .. و لكي أثبت لك أني لن أتخلى عنك .. و لن أخذلك.. أقترح أن نربط ذيلينا معا..
و عندما انطلقا نحو النهر.. رآهما الضفدع من بعيد .. فصاح مناديا : 
- أخي الثعلب.. لماذا تأخرت في إحضار النمر إلي .. إنني أتضور جوعا يا صديقي ..
و ما أن يمع النمر ذلك حتى .. تملكه الخوف .. و استدار من فوره هاربا بأقصى سرعة .. و جر الثعلب المربوط معه جرا أليما .. و ظل يركض .. حتى لقي الثعلب حتفه و غدا جثة هامدا ..

 

حكمة القصة
لا تحتقر الضعيف و إن تكن قويا فقد يتغلب ضعيف واثق من نفسه على قوي مغرور بقوته

 

Yeni kelimeler

 تملّك : ele geçirdi
عظمة : gurur
كبرياء  : kibir
إحتقار  : küçümsemek
نقيق   : vıraklama
جريء  : cesur
تبارى  : yarıştı
إستغلّ  : yakaladı, ele geçirdi
عضّ  :  ısırdı
إستدار  : döndü
تفل  : tükürdü
إقتنع  : inandı
ولّى هاربا  : kaçıp gitti
خدع  : kandırdı
عرض على  : önerdi
تخلى عن  : bıraktı
خذل  : çekip gitti
إقترح  : önerdi
إنطلق  : yöneldi
تضور  : kıvrandı
جر  : sürükledi
حتف    : ölüm
وغد  : alçak
جثة  : vücut
هامدة   : cansız  

 

................................................................................

................................................................................


Ana Menü


SBS
 

Arapça İçeriğimiz


Arapça TV Kanallar
Arapça Videolar
Arapça Sınavlar
Arapça Hikayeler
Arapça Dersleri
Arapça Kelimeler
Arapça Oyunlar
Arapça Diyaloglar (Günlük Konuşmalar)
Arapça-Türkçe Çeviri Çalışmalarımız
Arapça Hakkında Makaleler